Geçen hafta tek bir saldırıda 12 şehit verdik. 150 PKK’lı farkedilmeden sınır geçti. Hiç bir müdahele yapılmadı. Başbakan ve genelkurmay başkanı, olay yerine gitti inceledi. Devlet kadrosu tarafından şehitler hakkında yapılan tüm aktiviteler, göz boyamadır. Hiçbiri vatan millet aşkından dolayı yapılan fiiller değildir.
Onca ana, kınalı kuzularını, 9 ay karınlarında taşıdılar, yemediler yedirdiler, o iştahlı beyinlerini doyurdular ve o yüz binlerce, milyonlarca kınalı kuzuyu devlete emanet ettiler. Devlet ise ne yaptı? Sınırdan geçen 150 PKK’lıyı tespit edemedi, bizim Türkümüz dururken, sırf göz boyamak için Gazze’ye yardım götürdü (götürmesin demiyorum), tüm dünyaya kendini ‘Ben büyüğüm’ şeklinde gösterdi. Ama halkın gözünde de Arap Yarımadası’nda, Asya’da, Avrupa’da ve Amerika’daki kadar büyük görünebilecek mi? Devlet idaresindeki 550 millet vekili ve onlarca bakan, parti üyeleri devletinin sorunlarını kökten çözmek için uğraştı mı?
Bu günde o hain köpekler, kimseye hesap sormadan otobüs bastılar, 4 en güzel çağındaki erleri vurdular, üstüne üstlük, bir subay kızını öldürdüler. Bunlar vatan uğruna verilen kaçıncı can? Ortada bir düşman yokken bu kadar çok şehit veren bir devlet, resmi olarak kabul edilen bir devlet karşısında ne yapacak düşünüyor musunuz?
Ey 550 milletvekili, yüzlerce bakan ve parti üyeleri, vakit birlik beraberlik vaktidir. Yalnız taş duvar olmaz. Zamanında birliktelik ile kurtarılan bu yüce devlet, bugün birliktelik ile dirilecektir. Artık seçim kavgaları yapmayın! Birbirinizin koltuğuna göz dikmeyin! Hep beraber devlet için çalışın! Bu vatanı, bu anaları, bu babaları, ağlatmayın!

Arkadaşlarımın şehit olduğu o tepede dikilitaş olmaya razıyım.