Tek Olmak, “Zıt Hissetmek”

Bu içerik 3rd Eylül 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.
Etiketler: , , , , , ,

Kendimi hiç bir zaman toplumun bir bireyi olarak hissetmedim. Yada daha düzgün bir deyişle, insanların doğru kabul ettiklerini ben asla kabul etmedim. İlköğretim öğrencisi iken sınıf arkadaşlarım sınıfta dövüşürdü, ben kitap okumayı tercih ederdim. Sonra onları öğretmene söylediğimde suradıma yayılan kuş rahatlığı ifadesine sahip olduğumu asla anlayamadım. Bir çocuk hiç mi futbol oynamayı sevmez, hiç mi dövüşmez? Ben kimseye omuz attığımı bilmem. Ortalıkta dolaşan tek tip insanlar tarafından hep dışlandım, kimseye huzurla sarılamadım.

Sürekli evde oturmaktan dolayı aldığım kilolar sebebi ile eleÅŸtirildim, sokakta gördüğüm büyüklere merhaba dediÄŸim için arkadaÅŸ aralarında ” I. Edward” lakabını aldım, günlük tuttuÄŸumda “karı” oldum, yazdığım 200 sayfalık el yazımı kitap, arkadaÅŸlarıma sunulduÄŸunda ” burnu havada” oldum, kitap çöplükte fareler tarafından yendi…

Sürekli insanların saygısını edinmek için uÄŸraÅŸtım, ailem tarafından neredeyse kusursuz yetiÅŸtirilmemden dolayı etmediÄŸim küfürlerden dolayı oyunlara alınmadım. Nefret ediyorum bu geri kalmışlıktan, sabit fikirlilikten. Adım çıkmış dokuza inmez sekize. Sadece bana karşı yapılan bir ÅŸey deÄŸil bu, dul kadın dışarı çıkamaz, bir kere adı kötüye çıkan asla iyi olamaz, saçları uzatan artisttir vb. “kurallar” herkesce dikkate alınıyor. Sanki İran’da yaşıyoruz, bir kız mini etek giyse asılacak!

Birde ÅŸu Amerikalıların Türklerin koktuÄŸu hakkında söylediklerine deÄŸinmek istiyorum. Evet kokuyoruz, belki tenimizden kokmuyoruz, ancak çürümüş kalıplaÅŸmış fikirlerimizden dolayı kokuyoruz, kirleniyoruz. Hani sürekli geliÅŸen bir Türkiyeden bahsediyoruz ya bu geliÅŸmiÅŸ Türkiye, halkın zihnindeki tabular yıkılmadan asla var olmayacak, asla…

-asla-

v4.3.1′den Nameler ve Size Bir Not

Bu içerik 15th Ağustos 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.
Etiketler: , , , ,

Geçen gün twitter’dan v.4.3.1′e geçeceÄŸimizi, geçtiÄŸimizi duyurmuÅŸtum, blogdanda duyuru yapayım dedim, bir Alman arkadaşın düzenlediÄŸi o fevkalade temayı kullanmayı bırakıp daha çok kiÅŸisel blog izlenimi veren ve greyzed isimli temanın Türkçe versiyonunu indirdim. Görselleri Türkçe’leÅŸtirip bir kaç ÅŸeyide kendime göre yorumlayıp temayı hazır hale getirdim. Uzun bir süre bu temayla devam edeceÄŸim büyük ihtimalle.

Uzun zamandır, farklı bloglarla arkadaÅŸ olma niyetindeyim ve bu sebeple Bloxoo’da çok fazla takılmaya baÅŸladım. Özellikle 00:00′dan sabahın körüne kadar gezilmedik blog bırakmıyorum, çoÄŸunuda imliyorum. Umarım yeni okuyucular edinirim kendime. Eski çevremde bir kaç arkadaÅŸ dışında sürekli yazı yazan kalmadığından dolayı buna mecbur kaldım :)

Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum, Allah yardımcımız olsun.

Tatilden Geldim

Bu içerik 4th Ağustos 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.
Etiketler: , , , , , , , ,

27 Temmuz’da Salı günü aile dostlarımızla birlikte bizim köye gittik. Izgara sefasından sonra atladık arabaya, defalarca gezdiÄŸim ve daha öncede tanıttığım Dupnisa MaÄŸarası’na gittik. Hayran kaldılar. Gezdik, tozduk, dönerkende Kaynarca’nın kaynak sularından ve barbunyasından faydalanmayı ihmal etmedik. Saat 2.00′ydi herhalde evde olduÄŸumuzda. :)

Ertesi gün kafama esti, atladım otobüse Edirne’ye gittim önce. Selimiye’ye filan baktım, ordan Enez otobüsüne, oradan da Büyükevren köyüne geçtim. Büyükevren’de marangoz amcam var, haliyle orada kaldığım 5 gün boyunca biraz ufak tefek iÅŸ yaptık. Sevmiyorum ben o mesleÄŸi, hoÅŸuma gitmiyor. Eline bakıyorum, 3 parmağının tırnağı kopmuÅŸ, içim acıyor. Kuzenimle takıldık, öğleden sonra denize girdik, müzik dinledik, hortumla birbirimizi yıkadık :)

Hande Yener’in Bodrum, Özgün’ün İstiklal, Sertap Erener’in Rengarenk ve Justin Bieber’in Somebody to Love ÅŸarkıları dilimden düşmedi bu tatilde. Bol bol Number One TV dinledim, MTV ne hikmetse çekmedi.

Bir uçurum vardı, fotoğraftada görülebildiği gibi (fotoğrafı buradan aldım.), acayip inanılmazdı. Ama maalesef çektiğim fotoğraflar silindi, onlarıda ekleyecektim.

Yine her zaman ki gibi sıkıldım, internetsizlikten, sessizlikten, artistlerden..

Ama her şeye rağmen yeniden denize girmek mükemmeldi..

Öpüldünüz!

Herkesin Gündemi Aynı

Bu içerik 22nd Nisan 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.
Etiketler: , ,

Bir kül bulutu lafı gelmişte gitmek bilmiyor.

Herkesin aÄŸzına dolanmış asit yaÄŸmuru, yanardaÄŸ, İzlanda kelimeleri. Aman ne yanardaÄŸmış canım! Diyorum ya, bir ÅŸeyi büyütüp çok anlıyormuÅŸ gibi ballandıra ballandıra anlatmak yurdum insanına özgü. Aynı ÅŸey Tayyip ErdoÄŸan’ımızın ‘baÅŸkanlık’ sistemi içinde geçerli. Geçilirse bu olur ÅŸu olur diye herkes artistlik yapmaya baÅŸladı. Tabii anayasa paketi içinde aynı ÅŸey söz konusu.

Merak etme yurdum insanı; bir asit yağmurundan ölmezsin, 10 dakika bilemedin yarım saat beklersin. Er yada geç dinecek bu. Kim bir yağmurun dinmediğini gördü ki?nü

Ha bu arada, MEB’in sitesine girmeyi unutmayın ;) Yeni nesilin derdini kaldırmayın. Daha kötüsünü görmesinler.

27 Mart…

Bu içerik 27th Mart 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.
Etiketler: , , , , ,

Bugün benim için özel bir gün…

Neden mi?

Bu gün benim doğum günüm!

Baba ocağından uzakta olsamda bugün onlara bir adım daha yakınımda hissettim.  Daha önceki 19 doÄŸum günümde kalktığımda annemin başımın üstünden fırlayıp ‘İyiki DoÄŸdun Enes’cim’ cümlesinin verdiÄŸi hazzı bu sefer tadamasamda yinede çok güzel bir baÅŸlangıç yaptım.

Sabah’ın 7′sinde annem aramış, onun sesine kalktım ve ne oluyor dercesine hemen telefonu açtım. Bugünü 26 Mart sanıyordum :)

Saat 9 buçuk gibi pastahaneye gittim ve elmalı bir pasta aldım. Dolaba kaldırdım onu ve millet esnerken bombayı patlattım :) Haydi, parti var dedim ve pastayla kolaları meydana çıkardım. Başta iyiki doğdunlar filan ama pasta kesildiğinde herkes üstüne üşüştü. Bu kadar özlemişiz yani :)

Umarım nice doğum günlerimi blogumda sizlerle paylaşırım, iyiki varsınız canlarım!

Hayır Diyememek

Bu içerik 7th Mart 2010 tarihinde enes39 tarafından Kişisel kategorisine eklenmiştir.

Hiç sevmiyorum hayır demeyi. Aslında demek istiyorum ama ya üzülürse demekten kendimi alamıyorum. Senden zahmetli bir iş istiyorlar, yapacağım diyosun ama yapmak istemiyorsun. Çok yaşadım bunu ve hala yaşıyorum. Bu yüzden artık hayır demeyi öğrenmeliyim.

Popmundo